ABD ve İsrail İran’ı Felç Etmeyi Hedefliyor

The US and Israel have said they have air superiority over parts of Iran, allowing their jets to strike targets at will. They have also displayed a kind of intelligence superiority, a dominance which has allowed them to find and kill multiple …
Güncel - Mart 3, 2026 1:05 am

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hava üstünlüğü ve istihbarat operasyonları öne çıktı. Üst düzey askeri ve güvenlik isimlerinin hedef alınması, Tahran yönetimini “sersemletme ve şaşırtma” stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.

ABD ve İsrail, İran’ın bazı bölgelerinde hava üstünlüğü sağladıklarını açıkladı. Bu durum, savaş uçaklarının hedefleri doğrudan vurmasına imkân tanıdı. Ancak operasyonların asıl dikkat çeken boyutu, istihbarat ve siber saldırı ayağı oldu.

ABD Siber Komutanlığı ve İsrail istihbaratı, saldırıların ilk aşamasında İran’ın iletişim ve komuta sistemlerini hedef aldı. Askeri yetkililere göre amaç, Tahran’ın olaylara hızlı yanıt vermesini engellemekti.

LİDER KADRO HEDEFTE

Operasyonlarda İran Genelkurmay Başkanı, Savunma Bakanı ve Devrim Muhafızları’nın üst düzey yöneticileri dahil olmak üzere birçok kilit isim öldürüldü. Bu isimlerin aylarca takip edildiği, teknik sızmalar ve sahadaki ajanlar aracılığıyla yerlerinin tespit edildiği öne sürüldü.

Central Intelligence Agency ve Mossad’ın operasyonel süreçte aktif rol aldığı belirtiliyor. ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, hedefin İran’ı “sersemletmek ve felç etmek” olduğunu açıkladı.

Tahran yönetiminin olası suikastlara karşı halef planları yaptığı biliniyordu. Buna rağmen üst düzey isimlerin aynı toplantıda bir araya gelmesi, ağır kayıplara yol açtı.

SAVAŞIN YÖNÜ DEĞİŞİR Mİ

Uzmanlara göre kısa vadede İran’ın koordineli karşılık vermesi zorlaşabilir. Ancak bu durum riskleri de beraberinde getiriyor. Füze ve insansız hava aracı saldırılarının merkezi bir komutayla mı yoksa yerel inisiyatifle mi sürdüğü net değil.

Saldırıların rejim değişikliğine yol açıp açmayacağı ise belirsizliğini koruyor. ABD’nin kara gücü göndermeye niyeti olmadığı biliniyor. Bu nedenle yalnızca hava gücüyle siyasi dönüşüm sağlanıp sağlanamayacağı tartışılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran halkına ayaklanma çağrısında bulundu ve silah bırakan güvenlik güçlerine dokunulmayacağını söyledi. Ancak rejimin güvenlik aygıtının güçlü ve köklü olduğu ifade ediliyor.

Sonuç olarak ABD ve İsrail’in önceliği, İran’ın askeri ve istihbarat kapasitesine mümkün olan en büyük zararı vermek gibi görünüyor. Bunun rejim değişimine yol açıp açmayacağı ise zamanla netleşecek.

BENZER HABERLER