Slovenya karşısında dört setlik çabanın akabinde gelen galibiyet çok değerli. Rakibin fizikî gücüne, baskı kurma eforuna ve yılmayan mizacına karşı karşılığımız tam bir kadro oyunu oldu. Set kaybetsek de birbirine inanan, birbirinin açığını kapatan, son sayıya kadar uğraş dileği yüksek bir Türkiye izledik.
İlk sette Vargas öne çıkarken, ikinci sette servis ve manşette yaptığımız yanlışlar, Slovenya’nın plaselerle hamlesi yönlendirmesi alanımızı zorladı. Fakat İlkin’in manşet-hücum-servis üçlemesini izlemek epey keyifliydi.
Üçüncü sette Zehra’nın blok ve hamleleri rakibi yanlışa sürükledi.
HANDE PARLADI
Kurduğumuz baskı altında konsantrasyonu giderek düşen Slovenya toparlanamadı. Son sette ise Hande önderliğinde parlamaya devam ettik. Bu sefer “plase o denli değil, bu türlü atılır” dercesine rakibi kendi silahıyla avladık. Kenardan gelen Saliha’nın servis tipleri ritmimizi korurken, sakatlığının akabinde Gizem’i tekrar alanda görmek de sevindiriciydi. Grubumuzu tebrik ediyorum. Bu maçta skordan daha değerli bir direnç ve dayanışma vardı. Final maçına kaldı 7! Yedi maç daha birbirimize sarılarak, inanarak, yardımlaşarak devam.








