Trablusgarp'ta, Balkanlar'da ve 1. Dünya Harbi'nde savaşan Hüseyin Hüsnü Aydemir 5 yıl esaret hayatı yaşadı. Sibirya'daki kamptan firar eden Aydemir, Kurtuluş Savaşı'na katıldı. (Haber: Yağız Şenkal)
30 Ağustos 1922’de, yani 104 yıl evvel bugün, Mehmetçik, Yunanlar’ı Anadolu’dan söküp atmak için son hamleyi yaptı.
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadele’de on binlerce kahramanın emeği var. Hüseyin Hüsnü Aydemir de onlardan biri.
Sarıkamış faciasına şahit olan Hüseyin Hüsnü Aydemir 1916’da Erzincan’da Ruslara esir düştü. O ve silah arkadaşları evvel Bakü’ye akabinde Moskova’ya ve daha sonra da Sibirya’ya götürüldü.
Bu kere de çileli bir dönüş seyahati başladı. O devrin koşullarında bilinmeyen bâtın trenlere binerek 6 bin 300 kilometreyi bir yılda kat etti. Ve sinemalara bahis olacak bir seyahatin akabinde 1920’de Anadolu’ya tekrar ayak bastı. Rusya’daki 65 bin esir Türk’ten yalnızca 20-25 bini yurda dönebildi.
7 bin 600 kilometrelik bu seyahat 1 yıl sürdü. 2 yıl Krosnoyarsk’daki askeri kampta esaret altındaydı. O sırada Bolşevik İhtilali nedeniyle güvenlik tedbirleri gevşedi. Aydemir 1919’da firar etti.
Hüsnü Aydemir’in torunu olan Oğuz Aydemir, trenlerin altında saklanarak kaçtığını söyledi.
Hüseyin Hüsnü Aydemir yüzbaşı rütbesiyle Milli Mücadele’ye katıldı. Sakarya Muharebesi’nde ve Büyük Taarruz’da savaştı. Kaçan Yunan ordusunu kovalayan ve 17 Eylül 1922’de Bandırma’ya giren askerlerdendi.
Oğuz Aydemir ve Tarihçi-yazar Lokman Erdemir, Hüseyin Hüsnü Aydemir’in hikayesini genç kuşakların ilham alması için kitaplaştırdı.