YÖNETMENLİĞİNİ Çağan Irmak’ın, başrolünü Fikret Kuşkan’ın üstlendiği “Babam ve Oğlum” 2005’te vizyona girmiş, gişede 3 milyon 839 bin 883 kişi sayısına ulaşmıştı. Kuşkan, dünyada da ilgi gören ve sinema sitesi IMDb’nin ‘en uygun 100 film’ listesine giren “Babam ve Oğlum” hakkında bilinmeyenleri “Bir Filmin Hikâyesi” belgeselinde anlattı.
HİÇBİRİNİN İNANCI YOKTU
Oyuncu, sinemanın büyük muvaffakiyet yakalayacağını senaryosunu okur okumaz anladığını lisana getirdi:
“Bir gün Çağan geldi, ‘Böyle bir şey yazdım, yapalım mı?’ diye sordu. ‘Bayıldım, çabucak yapalım’ dedim. Şükrü (Avşar) Abi imalcisi oldu, elinden geleni yaptı. O devrin en küçük bütçesiyle bu filmi çekti. Zira hiçbirinin inancı yoktu. Bu sinemanın bu kadar muvaffakiyet sağlayacağını, dünyadaki 100 büyük sinemanın arasına girebileceğini kestiremediler. Ben daha senaryoyu okuduğum an ‘Çok büyük bir sinema geliyor. Kapı duvar kıracak. Bütün dünya izleyecek’ dedim.”
ÇAĞAN YERLERE YATTI
Fikret Kuşkan, Çağan Irmak’ın sinemanın gişesine dair büyük bir beklentisi olmadığını söyledi:
“Çekimler sırasında bir gün sete gittim. Çağan kendini yerlere atıyor gülmekten. Bana ‘Gel gel, baksana ne diyorlar’ dedi. ‘Çetin (Tekindor) Abi gişe için 400-500 bin diyor. Hümeyra 600-700 bin diyor’ dedi. Ben ise ‘Minimum 3, azamî 5 milyon. 6 milyona kadar yolu var’ dedim. Herkes dondu. Çağan daha fazla gülmeye başladı. ‘Allah aşkına sen yapma bari. Biliyorsun ‘Mustafa’ 60 binde kaldı, şu sinema 200 bin yapsın, 2 bin kez takla atarım’ dedi. Ben de döndüm şunu söyledim; ‘Sen ne yazdığının ne de çektiğinin farkındasın. Çok başarılı bir iş çıkıyor. Bu sinema ‘Eşkıya’yı en az 1, hatta 2 milyon geçebilir.’ Film vizyona girdi, üçüncü haftasında 1.5 milyon izlendi.”

“Babam ve Oğlum”, 12 Eylül devrinde siyasi olaylar yüzünden babasıyla küsen Sadık’ın yıllar sonra küçük oğlu Deniz’i emanet etmek için baba ocağına dönmesiyle yaşananları bahis alıyor.



Son sahne çekildi, bütün grup gözyaşlarına boğuldu… Maaşımızdan yüzde 25 indirim yapmayı bile kabul ettik… Tekrar de diziyi kurtaramadık
Serra Pirinç’in deniz keyfi
Servetinin her kuruşunda hem alın teri hem acı var: Üvey baba elinde taciz dahil her sıkıntıyı çekti… Meskende tekme tokat dayak yerdim
Funda Arar: Şöhret benim için ikinci planda
Bodrum tatili
Manifest birinci küresel sahnesinde





10 yıllık aşk kıssalarına memnun son yazacaklar… Yıldız isim yoksul çocukluğunun geçtiği yerde bir milyarder olarak evlenecek















