Heybeliada’da umut Batı Trakya’da kriz

Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar açılmasına ait olumlu iletiler Ankara-Atina sınırında umut yaratırken, Batı Trakya’da müftü krizi mahkeme kararıyla tekrar alevlendi. Türk azınlığın tanımadığı atanmış müftülere reaksiyon gösteren dört azınlık temsilcisine verilen mahpus cezası bölgede tansiyonu yükseltti.
Dünya - Haziran 20, 2026 5:06 am A A

Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun 71 yıl sonra açılma ihtimali, Ankara’dan gelen olumlu iletilerle güçlenirken, Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesindeki müftü krizi bu defa bir mahkeme kararıyla yine gündeme geldi. Bölgede yıllardır süren “atanmış müftü” tartışması, Yunan yargısının orantısız bir kararıyla yeni bir tansiyon yarattı. Yunan devletinin atadığı, fakat Türk azınlığın tanımadığı üç müftünün, İskeçe’deki Çınar Camii’ne girişine karşı çıktıkları gerekçesiyle yargılanan dört azınlık temsilcisi, 14 saat süren maraton duruşmanın akabinde 17’şer ay mahpus cezasına çarptırıldı. Türk azınlık, olayın planlı bir provokasyon olduğunu savunuyor.

PROVOKASYONU GÖRMEDİ

Mahkeme kararını, “ibadetin engellenmesi, fiziki temas ve tehdit” münasebetlerine dayandırdı. Fakat bugüne kadar, bölgedeki Türk toplumunun namaz kıldığı Çınar Camisi’ne hiç adım atmamış olan üç atanmış müftünün, ani bir kararla girmeye çalışarak yol açtığı provokasyonu ise göz ardı etti. Verilen mahpus cezaları para cezasına çevrilirken, karar, Batı Trakya Türk Azınlığı arasında reaksiyonla karşılandı.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En yeni haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Dönemin İskeçe Türk Birliği Lideri Ozan Ahmetoğlu, periyodun Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Lideri Hüseyin Baltacı ile DEB Partisi yöneticilerinden Bahri Belço ve Murat Köse’den oluşan sanıklar, kararı temyize götürecek.

‘YARGILANAN TÜM AZINLIK’

Dava süreci boyunca Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri, mahkeme önünde yargılananın sadece dört kişi olmadığını, azınlığın dini özgürlükleri ve kendi dini kurumları üzerindeki iradesinin de sorgulandığını savundu. Duruşmalar sırasında adliye önünde takviye şovları düzenlenirken, azınlık temsilcileri davayı yıllardır süren “atanmış müftü-seçilmiş müftü” tartışmasının bir uzantısı olarak pahalandırıyor.

Dava, 11 Ekim 2024’te İskeçe’deki Çınar Camisi’nde yaşanan olaylara dayanıyor. İskeçe Medresesi’nin yeni binasının açılışının akabinde, devlet tarafından atanan müftülerin cuma namazı için mescide girmek istemesi üzerine cemaat reaksiyon göstermiş, yaşanan gerginlik sonrasında olay yargıya taşınmıştı. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın kendi dini önderlerini seçme hakkını savunurken, Yunanistan ise müftülerin devlet tarafından atanması uygulamasını sürdürüyor.

YUNAN POLİSİ BASINI ENGELLEDİ

Önceki gece geç saatlerde sona eren duruşmanın akabinde İskeçe’de mahkeme önünde farklı manzaralar yaşandı. Geniş güvenlik tedbirleri alan Yunan polisi ve özel çevik kuvvet (MAT) grupları, gelişmeleri görüntülemek isteyen gazetecilerin çekim yapmasını engellemeye çalıştı. Polislerin, kamera ve cep telefonlarının kayıt almasını zorlaştırmak maksadıyla yüksek ışık gücüne sahip el fenerlerini direkt gazetecilerin yüzüne ve objektiflerine tuttukları görüldü.

 

Dünya - 5:06 am A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.