Türkiye düşmanlığıyla İsrail’e kucak açan Kıbrıs Rum idaresi, adım adım Yahudi sermayesinin işgaline uğruyor. Toplumsal medyada çıkan lakin kısa müddette yalanlanan ‘Köyümüze sokmuyorlar’ argümanı, apartman dairesi ile başlayan, villa ve özel sitelerle Güney Kıbrıs’a yerleşen Musevilerin, sessiz sedasız terk edilmiş Rum köylerini tarlalarıyla birlikte blok halde satın almaya başladığını ortaya çıkardı.
RESMİ SAYI 25 BİNİ AŞTI
Güney Kıbrıs’a son yıllarda akın eden Musevilerin sayısı Rum İçişleri Bakanlığı’nın son bilgilerine nazaran, 25 bini geçti. Limasol ve Larnaka kentlerinde ağırlaşan Yahudi yerleşimciler, mülk alımlarının yanı sıra, beraberlerinde getirdikleri güvenlik şirketleri ve Siyonist eğitim kurumları ile dikkatleri çekiyor. Son periyotta Rum muhalefet partilerinden, Musevileri kastederek, “Yakında mülksüz kalacağız, yabancılara mülk satışlarına sınırlama getirilsin” sesleri yükselmeye başladı.
İLK AMAÇ TERK EDİLMİŞ KÖYLER
Rum idaresinde geçtiğimiz günlerde toplumsal medyada, “Yahudiler, köyümüze sokmuyor, kilisemizi yıkacaklar’ paylaşımları dikkati çekti. Bir Yahudi şirketin, Limasol kent kırsalında elektrik ve suyu olmayan, yolu da kullanılmaz haldeki 1980’li yıllarda terk edilen dağ köyü Trezena’yı, mülk sahipleri ve mirasçılarından tarlaları ve etraf topraklarıyla blok halde satın aldığı ortaya çıktı.
BÜTÜN KÖYÜ ALDILAR
Limasol Belediyesi, çıkan haberler üzerine Yahudi şirketin, ormanlık topraktaki köye 3 katlı binalardan oluşacak yeni konutlar, çiftlikler ve şarap fabrikası inşa edeceğini açıkladı. Bölgedeki köylerin ortak muhtarı Yannakis Yanniki, Yahudi şirketi savundu, köye giriş yasağı olmadığını belirten muhtar, “Tehlike, inşaat alanına girmeyiniz” tabelası ile bekçilerin, ‘burada yıkık konut çok, dolaşmak tehlikeli’ ikazının abartıldığını söyledi. Rum muhtar, yıkılacak denilen kilisenin de tam tersine şirket tarafından restore edileceğini ileri sürdü. Yapılan ‘yalanlama’ açıklamalar bir diğer gerçeği, Yahudi sermayesinin, sahip ve mirasçıları tek tek arayarak terk edilmiş Rum köylerini bütün olarak satın almaya başladığını gözler önüne serdi.
HER ALANDA TESLİMİYET
Rum idaresi üzerindeki Yahudi ve İsrail tesiri yalnızca yerleşimciler ve mülk alımlarıyla sonlu değil. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de dışlamak hedefiyle İsrail ile Akdeniz’i paylaşma muahedeleri imzalayan Rum idaresi, askeri üslerini Rum ordusunun, sivil limanlarını da ‘terörle mücadele’ ismi altında İsrail bilinmeyen servisi Mossad kontaklı özel güvenlik şirketlerinin hizmetine açtı. Rum idaresi bu yılın başında İsrail’den ‘Demir Kubbe’ hava savunma sisteminin bir modülünü oluşturan Baraks MX füze sistemleri satın almıştı.